TAYYİP'İN PİSLİK ILGAZ MAFYASI

23 Eylül 2015 Çarşamba

EN SAHTEKAR TAYYİP, BİZİM TAYYİP

BU  SİTE  TÜRKİYE’DE  ENGELLENMİŞTİR

BU SİTE TÜRKİYE’DE ENGELLENMİŞTİR



EN SAHTEKAR TAYYİP, BİZİM TAYYİP
YALANLAR VE SAHTECİLİKLER ÜSTÜNE KURULU BİR SALTANAT…

Yukarıda gördüğünüz sahte diplomada iki profesörün ismi geçiyor:

Prof. Dr. Orhan Oğuz, kayıp...  93 yaşındaki profesörün nerede olduğu bilinmiyor. Bu diplomayla ilgili bir açıklama yapamaz.


Prof. Dr. Ömer Faruk Batırel İstanbul’da.  Adresi belli olan işte bu profesöre soralım:

-1982 yılında dekanlığa atandığınız üniversitede 1981 yılına ait diploma düzenlenip altına sizin isminiz yazılmış. Bu evrakta sahteciliğe girer. İsminizin yazılmasına rıza gösterip sessiz kaldığınıza göre, evrakta sahteciliğe ortak oldunuz demektir. Sizde utanma haya, şeref haysiyet yok mu sayın Prof? Bir akıl hastasını Cumhurbaşkanı yapmak için bu kadar namussuz mu oldunuz?

Ömer Faruk Batırel  isimli bu profesör İstanbul Ticaret Üniversitesi Ticari Bilimler Fakültesi'nde öğretim üyesi olarak ders veriyor.


Eğer gerçekler ortaya çıkarılsaydı, Tayyip Cumhurbaşkanı olamaz, Ankara’nın göbeğine bir saray yapamazdı.

Bu ülkede devletin savcısı kalmadığı için Tayyip’in ve çetesinin  yalanları, sahtekarlıkları araştırılamıyor, gerçekler ortaya çıkarılamıyor.

Çünkü savcı hakim yok, Tayyip’in eşeği çok…

Gördüğünüz bu sahte bir diploma…
Bu diploma hakkında çok konuşuldu.

Tayyip’in mezun olmasından bir yıl sonra kurulan Marmara Üniversitesi, bu diplomayı Tayyip’e nasıl verdi?

Tayyip’in mezuniyetinden bir yıl sonra Rektör olan Orhan Oğuz, bu diplomayı neden imzalamadı?

İmzasız diploma olur mu?

Noter belgesi bile numarasız, damgasız, imzasız kabul edilmezken…

Tayyip’in numarasız, imzasız, damgasız diplomasını kim kabul etti?

Tayyip seçimle Cumhurbaşkanı olduğuna göre ve Anayasamızda Cumhurbaşkanı’nın dört yıllık yüksek okuldan mezun olması gerektiği yazılıyken, Yüksek Seçim Kurlu bu imzasız, damgasız, numarasız diplomayı nasıl kabul etti?

Biz söyleyelim: Devletin savcı ve hakimleri nasıl Tayyip’in eşeği olduysa… Yüksek Seçim Kurulu üyeleri de Tayyip’in eşeği oldu…

Eşek olmayan ya sürülür, ya cezaevine girer…

Hadi sahte diploması bir yana…

Geçici işçi olarak girdiği İETT’de geçici olarak futbol oynamış…

Fakat öyle güzel futbol oynarmış ki, onu Alman futbolcu Beckenbauer’e benzetirlermiş…

Lakabı Beckenbauer Tayyip olmuş…

İETT Futbol kulübünden kuruş kazanamayan Tayyip’e Fenerbahçe talip olmuş…

Fenerbahçe Başkanı Faruk Ilgaz, açlıktan nefesi kokan geçici işçi Tayyip’in önüne bir çanta dolusu para koymuş…

Fakat Tayyip’in babası reddetmiş…

Demiş ki: “Benim oğlum haram yemez. İETT’de oynasın, nefesi açlıktan koksun…”

Geçici işçi Tayyip, asgari ücreti az bulup grevcilerin arasına karışmış…

İETT Müdürü de tekmeyi kıçına vurmuş…

Fenerbahçe Başkanı Faruk Ilgaz’ın, önüne milyonlar koyduğu haramyemez Tayyip hem geçici işçilikten, hem kuruş dahi almadığı kulüpten olmuş…

Not: Tayyip, açlıktan nefesinin koktuğu yıllarda bir sene kuyumculuk yapmış… 

Olmayan altınlarla, Ahmet’in külahı Mehmet’e politikasıyla batmış…

Tayyip'in, eşek etinden sucuk yapıp Müslüman halka "inek sucuğu" diye kakaladığı sahtekarlıklarını daha önce anlatmıştım... Bu konuyu en iyi bilen kişi Nazlı Ilıcak'tır.

Saltanatı için tehlike gördüğü Muhsin Yazıcıoğlu'nu ve Cem Uzan'ı yok eden sahtekar Tayyip'i artık kimse durduramaz...

Çünkü o bir çakal... Çevresindeki kurnaz tilkilerin yön verdiği bir çakal...

Yalancı Cumhurbaşkanı Tayyip’in hayatından bir kaç gerçek okudunuz…

Kenan Akkuş (esrehber)

MİLLETİ KANDIRMAK O KADAR KOLAY MI?
KATİL KÖPEKLER





Hiç yorum yok: